Aşk; bilmektir Ey Sevgili! Bir tek yârı bilmek, onu candan daha aziz bilmektir. Ondan gayrı bildiklerinin hiçbir şey olduğunu dünyanın onunla mana bulduğunu bilmektir. Onun selamı ile gelen bela olsa Eyvallah diyebilmektir. Kızmana, gülmene, gelmene, gitmene hepsine Eyvallah. Bilesin! Aşk dediğin beklemektir Ey Sevgili! Kays gibi Mecnun olana kadar, Hz. Yakup gibi aydınlığa hasret kalana kadar beklemek bekleye bekleye gözden olmak, sözden olmaktır. Ve beklemek dünyanın en asil eylemidir, eğer beklenene değecekse. Bilesin!
Aşk; yanmaktır Ey Sevgili! Yanıp kül olmaktır, Kerem gibi Aslına ermektir. Ateşin ortasına hesapsız girmektir İbrahim misali. Ki onun gönlünün yangınıdır ateşi gülistana çeviren. Ki yanmak insanı kurtarır hamlıktan çiğlikten. Hem ne diyordu şair; "Yanmışın halinden ne bilsin ham/ Sükut gerektir bize gayrı vesselam.. Gözlerinden ayrı geçen her an yanmaktayım. Bilesin!
Aşk; bedel ödemektir Ey Sevgili! Bülbül, gonca gülü görebilmek için her seher uyanık olmak ve güle ulaşmak için yüreğini gülün dikenine asmak, kanını akıtmak zorundadır. Ya ben yüreğimi nereye asayım Ey Sevgili. Çünkü Aşk bedel ister, külfetsiz nimet olmaz. Beklemek bedel ödemekse eğer hâlâ ödüyorum o bedeli. Bilesin!
Aşk; vazgeçmektir Ey Sevgili! Mecnun gibi aklından, Kerem gibi bedeninden vazgeçmek. Yardan gayrısından, cümle cihandan vazgeçmek. Yemeden, içmeden, uykudan uyanıklıkdan ve vazgeçmekten bile vazgeçmektir gün gelince. Senin için senden vazgeçmişim. Bilesin!
Aşk; susmaktır Ey Sevgili! Onun güzelliğini, iyiliğini tarif etmeye gücün yetmediği an susmaktır. Kelâmın, kalemin, sözün tükendiği yerde, manayı sessizliğe yükleyip susmaktır. Artık sustum Ey Sevgili. Bilesin! Aşk dediğin susup beklemektir, Aşk dediğin....
Senden sonra bir bekleyişti payıma düşen, Saat sensizliği çeyrek geçiyordu üstelik. Gökyüzü telaşlı, Bulutlar voltalarını atıyor yüreğimde, İç tenim ıslak, gözlerim biraz nemli, Geceye uzandıkça ellerim, Bekleyişlerim ayazda üşüyor, ve acılarım yüzleşmek istiyor benimle, Kendime sözlerim firari şu an. Arsız duygularımın çıplaklığı, İpe sapa gelmeyen zil zurna kelimelerim, Ve sen kokan dizelerim, İnan bunlar sadece benim suçum değil.
Umutlarıma misafir ol istedim, Sen kalbimin kapılarını çarptın ve gittin. Şimdi kaç kurşun eskitmek gerek yüreğimde, ve sana ait kaç şiir vurmak gerek? Dağılacak sen kelimeleri göğüs kafesimde, Gecenin en koyu sensizliğinde patlak verecek cinayetlerim. Suskuluğumu arıyorum, Ölüme avaz avaz bağırmak isterken, Şimdi söyle bana; hangi intihar terkedilmişliğimi kabul eder? Kuşlar terk etti senden sonra bu şehri, Sokaklar çığlıksız, Kendimi anlatacak son cümleme asılıyorum, Kelimelerden dökülüyorum yokluğuna. Gözlerimin ölümü gerçekleşiyor. Düşüm düş-tü rengine, Bir düş-tüm kırıldım anla işte.
saatler yine seni vuruyor gecenin en dip yerinde düşünmekteyim... kimse anlamasın kimse görmesin diye seni seviyorum yüreğimin en ulaşılmaz en çocuk en masum yerinde seni öpüyorum bazen nefret ediyorum senden ama en nefret ettiğim anlarda daha bir farklı seviyorum seni bir ananın yavrusunu sevdiği gibi okşuyorum yüzünü ellerini işte o zaman yaşadığımı anlıyorum sen zamansın yanındayken herşey avuçlarında sen aşksın sen hüzünsün sen... artık benimsin
Bütün lambalarını yak evinin, Ve bütün perdelerini aç, Ve bekle gelmeyecek sevgiliyi. Bütün ihtimalleri sonuna kadar kullan, Umutsuz harflerle umutlu cümleler kur, Ve yaşamak gibi anla her şeyi. Biraz da kendini anla.
Kalbim; Sana kanamak yakışır...
Mazideki anılar kadardır gözyaşları, Ve hatıralar kadardır kan damlaları Bir gün kanamaz, ağlamaz olursun. Belki de yorgunluğunla unutursun...
Kalbim; Vazgeç bu sevdadan, Kendinden geçmeden...
Seven ağlatır mı sevdiğini? Ama seven de sendin, ağlayan da. Hasret ilmeği dolandığında boynuna, An ve an kanayan da, Onu isteyende sendin son arzunda...
Kalbim; Yargısız infazları infaz et O seni infaz etmeden...
Sendin, Adımlarını delice yoran. Sendin, Gece gündüz ağlayan. Sendin, Sevdayı sevda için yaşayan. Ve sendin, Nefes aldıkça onu arayan, O yoksa yok olan sendin...
Kalbim; Zamansız isyanları azad et kendinden, O seni azad etmeden...
Bir zemheri sevda için düştün dile Ne gurur kaldı ne onur, Bilki; Cehennem ateşinin odunu o'dur...
HERŞEYİ BİTİRDİK BİR YALAN GİBİ... BU AŞKI YARINA GÖTÜREMEDİK..!!! NE GÜNLER YAŞADIK BİR ROMAN GİBİ... NE YAZIKKİ SONUNU GETİREMEDİK..!!!
ÖNCE EVET DEDİK BU HAYIR NEDEN..? BİZ AŞKLA BAŞLADIK BU GURUR NEDEN..!!! "ÜMİTLER" SENDEN Dİ "ARZULAR" BENDEN... NE YAZIKKİ SONUNU GETİREMEDİK..!!!
ŞİMDİ SEN YOLCUSUN MEÇHUL YOLLARA... ŞİMDİ BEN YOLCUYUM BAŞKA KOLLARA..!!! NE DESEK ARTIK BOŞ GEÇEN YILLARA... NE YAZIKKİ SONUNU GETİREMEDİK..!!! BU AŞKI YARINA GÖTÜREMEDİK...
ALINTIDIR..!!!
AHMET SELÇUK İLKAN'IN EN SEVDİĞİM ŞİİRİNİ SİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİM...